Bunca boktan durumun içerisinde, uğraşlarınızın karşılığını almak istiyorsunuz. Fakat o uğraşlar belki yüzlerce, binlerce kez karşılıksız kalıyor.
Böyle durumlarda Samuel Beckett'in şu harika sözü geliyor aklıma:
"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil."
Gerçekten hayatta amacı olan bir insansanız, bundan daha güzel bir mottonuz olamaz.
Şimdi vay efendim Coco Cola ilk yılında 25 kola satabilmiş, Facebook ilk kurulduğunda şu zorluklardan geçmiş falan filan şeysi meysiler anlatmayacağım.
Ben kendimi motive etmek için, biraz da oyunlarda becerikli olduğum için -baya becerikliyim aslında, aynı zamanda mütevazıyım- kendimi "The Winner" olarak görürüm. Whatsapp durumuma "The Winner" yazacak kadar...
Açıkça söylemek gerekirse oynadığım oyunları veya giriştiğim işleri %80 oranında falan da kazanırım ayıptır söylemesi. Fakat bazı işler var ki, -özellikle de kendimle ilgili olmasının yanında yüzlerce parametreye bağlı olan işler- defalarca, defalarca ve defalarca kez yenildim.
Zamanla buraya yazacağım projelerimi -ki bazıları hayata geçmiş- fikirlerimi gördükçe, emeğime nasıl da karşılık göremediğimi, aylar-yıllarca uğraşın karşılığında hiçbir şeyin istediğim gibi olmadığını sizlerde göreceksiniz, buna tanık olacaksınız. (E okursanız tabii *swh)
Bu yenilgiler çoktan guard'ımı düşürdü ve bazı projelerimde pes ettim veya nakavt oldum da denebilir. Bazılarında puanla yenildim (en azından), bazı projelerimde sağlam dayak yedim ama şu an kaçıyorum ve son yumruğu vuracağım o kritik anı bekliyorum ve son olarak bazılarında da rakibi biraz sersemletmeye başladım sanki, ama yine de o savurduğum yumruk sayısına bakarsanız, çoktan nakavt olmalıydı. Ha bir de unutmadan asla maça çıkmaya cesaret edemediğim veya imkan bulamadığım rakiplerim(projelerim) var.
İşte o bahsettiğim son yumruğun rakibi devirme ihtimali var ya; o ihtimali hayatımın sonuna dek kollayacağım. Bir gün belki benim de başardığım şeylere dair hikayeler anlatılır. Yani o yumrukla rakibi devirmişim demektir. Ancak bu başarı hikayesinde, attığım dayaktan ziyade, diğer bütün yediğim dayaklar konuşulsun isterim.
O kadar çok yenildim ki, bazen havlu atıp farklı bir arenaya geçmenin zamanı geldi diyorum. Mesela belki karate(eğitimle ilgili konular) benim için daha uygundur. Benim istediğim hem boks, hem karate yapmak aslında. Ama bu beni hem fiziksel hem mental açıdan çok yoruyor.
Onca yenilgiye rağmen hiçbir maç kazanamasam bile, bir maça bile çıkmaya korkanlardan değil de, sürekli şansını deneyenlerden olduğum için kendimle gurur duyacağım.
Burayı biraz da günlüğümsü olarak kullanacağımdan, şu anki içler acısı durumumu paylaşmak istedim kendimle.
Yenilen pehlivan, umarım güreşe doymaz.
Hoşça kalın, sevgiyle kalın.